Merhaba, merhaba. Okuyan birileri var mı gerçekten emin değilim ama arada bakıldığını görüyor, bir yerlere ulaşıyor olma ihtimalimden mutlu oluyorum. Teşekkür ederim. Yine biraz derinlerden gideceğim bu yazımda da.
Geldiğim son versiyondan tamamen diyemesem de, çoğunlukla memnunum. Çünkü artık şöyle bir farkındalık kazandım; o sırada hissettiğim duygunun benim abartıp kabarttığım bir şey mi yoksa benim bir gerçeğim mi olduğunu az çok ayırt edebiliyorum. Şu an bu kaygıdan, şu an genelleme yapıyorsun, bu kalıplarından biri, o sebeple böyle hissediyorsun diyerek geçici, kalıcı olarak duygularımı tanımlayabiliyorum. Kendime dürüst olmaya çalışıyorum yani. (Bu insanın dışarıdan onay alma ihtiyacını bir ölçüde azaltıyor, diyebilirim) Ama tabii olumsuz hissiyatı silip atamıyorsun bunu yaparak. Öyle bir beklentim olmaması gerektiğini de anladım bir de. Hissettiğin şeyi hissetmeye devam etmek zorundasın, bastıramıyorsun, elinle kovalayamıyorsun dağılsın gitsin diye. Yani anlık olarak yapabilirsin; kendini bir şekilde uyuşturabilir, dikkatini başka yöne çevirebilirsin. Ama dönüp geri gelecek, gitmeyecek tamamen. O sebeple hissedeceksin ki geçip gitsin içinden, çok zarar vermeden.
Bazen çok ham, çok yavan, çok karanlık duygular yüzeye çıkabiliyor. Orada seçiyormuş insan nasıl biri olmak istediğini. Emek verdiğin şey olgun, ilkeli bir insan olmak üzerineyse, onları düzenlemeye, nedenini anlamaya, onları çok görünür hâle getirmemeye çalışıyorsun. Yani muhataplarına yansıtmıyorsun onları bilinçli şekilde. Eskiden bunu sinsilik, iki yüzlülük olarak görürdüm. Ama insan dediğin şey, son nefesine kadar içinde bulunan iyi ve kötü taraflarıyla mücadele içinde olan bir varlıkmış zaten, hayat bu mücadeleden ibaretmiş basitçe. O kötü tarafını besleyecek dürtülerine, isteklerine hükmedebildiğin kadar güçlüymüşsün. Bunları yapabildiğin ölçüde yetişkinmişsin, dahası "insan"mışsın.
Bir önceki yazımda iyi olmayı bilinçli olarak seçmekten kastımın arkasında aslında böyle duygu ve düşünceler yatıyordu. Mevzuyu biraz daha açmış oldum sanırım. Son olarak son zamanlarda bana çok iyi gelen şu kaydı paylaşıp bitireyim. Sevgilerimle.
Bilmem hiç yağmur yağacak mı
Kaybolduğum çöllere
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder