"Nazik olun, karşılaştığınız herkes sert bir mücadele içinde."
Arayan bulur...
18 Temmuz 2018 Çarşamba
Enseyi karartman guzum.
"Kimse bilmez, bir ömür sürüklendim
Her sabah yeniden ümitlendim..."
Genç olmanın en büyük çıkmazı, ömrün boyunca eyleme geçebilmek için gereken en büyük enerji potansiyelini bu dönemde içinde barındırmana karşın sabrının aynı ölçüde yüksek seviyelerde olmaması. Özetle elde etmek istediğimiz şeyler için gücümüzün olması fakat sabrımızın olmaması. En ufak bir sıkıntıda hemen bırakmak, hemen sonucu görmek istemek, "Bu dağın ardında ne var acaba?" diye sonuna kadar gitmemek... "Potansiyeline ihanet etme" sözünü Reyhan Ablamdan duymuştum ilk. Çok değerli bir motivasyon cümlesi bence. Kendimizi tanıyıp, potansiyelimizi açığa çıkarıp da eyleme geçmemek aslında kendimize yaptığımız büyük ve hayatî bir kötülük. Yapabileceğimiz, hem kendimize hem de dünyaya değer katabileceğimiz pek çok güzel özellik içimizde, belki biraz derinlerde gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Ama biz cesaret edemiyor, miskinlik ediyor ya da sanki ilahi bir güç tarafından ortaya çıkarılmayı, keşfedilmeyi bekliyoruz. Ya da başarılı, mutlu olduğu işi yapan, değer üreten insanlara öykünerek sanki gayret etsek yapamazmışız gibi, eksikmişiz gibi kendimizi tuhaf bir duygudurumuna sokuyoruz. Oysa içini saran karanlık hislere direnerek, düştüğün yerden devam ederek yaşamını şekillendirmeye çalışmak çok değerli. İnsanın kendini tanıması öyle emek isteyen bir süreç ki... Çünkü sürekli değişiyoruz. Karşımıza çıkan her insan, yaşadığımız her olay, heybemize koyduğumuz her tecrübe bizi ufak ufak şekillendiriyor. İnsanın tefekkür etmesi, kendini takip etmesi, sınırları içine aldığı insanlara dikkat etmesi çok çok önemli.
Bu sıralar yaptığım tespitler, içimde dönüp dolaşan düşünceler, kendime söylediğim sözler bunlar. Zaman zaman gereksiz bir çöküntü yaşamakla beraber, şükürler olsun ki, kendimi yeniden kalkarak devam etmeye, yeni yollar denemeye ikna edebiliyorum. Başarılı oluyorum ya da olmuyorum ama biraz olsun yol katetmek için bunu yapmaya mecburum. Bir de, istediğimi düşündüğüm şeyler için gereken çabayı göstermediğimi kendime itiraf ettim bugünlerde. Hayal ettiklerime dönüp bakıyorum, hangilerini gerçekten istiyorum? Bunlar için neler yapabilirim? Yapmam gerekenleri yapıyor muyum? "istek" öyle sihirli bir kelime ki, açığa çıktığı zaman bütün bahaneleri yerlebir edebiliyor. Azim ve sabrı da koluna takıp getiriyor. Eee artık (Allah'ın izniyle) ne kurtulur bunların elinden, sorarım size. Yine kıymetli Reyhan Ablamla birbirimizi gazlamak için söylediğimiz gibi, Ulanbatur'a kadar yolumuz var!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder